bu sabah yağmurla uyandım. sarı çatıya vuruşuyla.
ne hissedermişsin yağmuru meğersem. geçen anlatmıştın onu hatırladım. heyecan hayranlık ve mutluluk çınlayan sesin. gece bi yağmur yağdı dedin.
sabah yağmur yağdı. sesini dinledim gözümü açmadan. odanın loş karanlığında.
kokun vardı. giysilerin kitapların el yazın. özenle asmıştın yine gömleğini duvara. ve mandalina.
duvarına bir çiçek çiziverecektim küçücük. yapmadım.
yatağını yapıp çıkmışsın evden. aynen yaptım.
camını açtım.
son bir nefes aldım derin. son bir baktım.
kapıyı çektim.
çıktım.
ne hissedermişsin yağmuru meğersem. geçen anlatmıştın onu hatırladım. heyecan hayranlık ve mutluluk çınlayan sesin. gece bi yağmur yağdı dedin.
sabah yağmur yağdı. sesini dinledim gözümü açmadan. odanın loş karanlığında.
kokun vardı. giysilerin kitapların el yazın. özenle asmıştın yine gömleğini duvara. ve mandalina.
duvarına bir çiçek çiziverecektim küçücük. yapmadım.
yatağını yapıp çıkmışsın evden. aynen yaptım.
camını açtım.
son bir nefes aldım derin. son bir baktım.
kapıyı çektim.
çıktım.
seni sevmek
bir arkadaşım dedi -diyeceğini dedin gerisi edebiyat diye. okuyorum şimdi Nancy yazmış.
(sana) "seni seviyorum" demek.
bunu samimiyetle söylediğimiz zaman en içten/en mahrem olana dair söylenebilecek olanı açıkladığımızı biliriz.
"seni seviyorum" mutlaktır.
(sana) "seni seviyorum" demek.
bunu samimiyetle söylediğimiz zaman en içten/en mahrem olana dair söylenebilecek olanı açıkladığımızı biliriz.
"seni seviyorum" mutlaktır.
sımsıkı tut sımsıkı
eğer kendimi bıraksam
yağmur olabilirdim yağardım
kasım'da çınar olurdum
yaprak yaprak dökülürdüm
kalbimi sıkı tutmasam
döküp saçıp boşalsam
içimde yükselen şiiri
kaldırımlara döküp harcasam
attila ilhan demiş. ne de iyi demiş.
kelebekler
yazık. bir kelebeğin kanat çırpmasına bile izin vermiyorum yüreğimde.
arada bir kıpırtılarını hissedecek oluyorum. susturuyorum hemen. öylece duruyorlar sessiz sedasız.
keşke yalnız bunun için sevseydim seni*
bugün tatlı bir dükkana girdik. eğri büğrü yontulmuş kaya gibi kalpler var seramiklerdi kuvvetle muhtemel. üzerlerinde harfler. gözlerim senin baş harfini buldu hemen.
baktım
sana bakar gibi.
acaba ben nerdeyim diye düşündüm bir nice sonra. bakındım.
bugün, o dükkanda, adlarımızın başharfleri yanyana duruyordu.
keşke yalnız bunun için sevseydim seni*.
*derdi cemal süreya olsa.
baktım
sana bakar gibi.
acaba ben nerdeyim diye düşündüm bir nice sonra. bakındım.
bugün, o dükkanda, adlarımızın başharfleri yanyana duruyordu.
keşke yalnız bunun için sevseydim seni*.
*derdi cemal süreya olsa.
benim yerime de ağla
gozyaşının gözünden çıktığı anı gördüm az önce ağır çekimde gibi döküldü. sildin. hala ağlıyorsun. ben de ağlasam dedim. sessozce gözümden dökülse rahatlasam belki.
aşk
dün mavi ışığın altında. masmavi öyle vuruyor yüzüne. o kadar güzel gülümsüyordun ki uzakta. durdum. baktım.
mavi ışıkların altında
farketmediğin bütün o anlarda etrafında dolanır durur aşk.
mavi ışıkların altında
farketmediğin bütün o anlarda etrafında dolanır durur aşk.
balık
artık kendimden sıkıldım. (ha yeni yani demen lazım bence). düşünmekten. sonra toplum içinde seni aşk üzerine konuşturmaları ve benim hepsini kendi üstüme almam. senin aşık olamadığını söylemen ve benim eeh yeter be amma konuştunuz aşk nedir diye amma abarttınız diye bir haykırasımın gelmesi ve susmam. sevgilisinden ayrılan çok sevdiğim ve sevgilisini çok seven insan. ona her edeceğim lafta sana gönderme yapıyor gibi mi oluyor ki ne diye kafa patlatmam. yine de duramayıp sevilmediğine üzülme sen esas sevebildiğin için şanslısın.. diye alıntılar yapmam. söyledikten sonraki can sıkıntısı. seni eleştiren birine sözünün son kelimesini tamamlayarak katılmam. hiç öyle düşünmüyorum aslında. ama söylemiş bulunmama ne dersin? içim içimi yiyor şimdi. buna ne diyeceksin.
sus bence ya. yine sus bence.
sus bence ya. yine sus bence.
hiçbiryerde.
boğaz yine o donuk turkuaz rengini almış. bu sefer heryer kar. biryere gitmem gerekmiyor ama gidiyorum.
o zaman aralığında hiçbiryerdeyim.
bazen böyle oluyor.
boğaz yine o donuk turkuaz rengini almış. bu sefer heryer kar. biryere gitmem gerekmiyor ama gidiyorum.
o zaman aralığında hiçbiryerdeyim.
bazen böyle oluyor.
It's like I'm falling out of bed From a long, weary dream The sweetest flowers and fruits hang from the trees Falling off the giant bird that's been carrying me It's like I'm falling out of bed from a long and vivid dream Just exactly as I remember Every word Every gesture I'm a heart in cold ground Like I'm falling out of bed From a long and weary dream Finally I'm free of all the weight I've been carrying Every woman blows her cover In the eye of the beholder I'm a fish now out of water Falling off a giant bird that's been carrying me I fell open I laid under At the tip out I was just a number I wanna slip it over And get back under And if you think this is over Then you're wrong If you think this is over Then you're wrong (Wake me up, wake me up)If you think this is over Then you're wrong If you think this is over Then you're wrong (Wake me up, wake me up) Like I'm falling out of bed from a long and weary dream Finally I'm free of all the weight I've been carrying When I ask you again When I ask you again Wake me up, wake me up
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)